Yediklerimizin, soluduğumuz havanın ve yaşam tarzlarımızın doğurganlığımıza etkileri nelerdir?

Anadolu Sağlık Merkezi Kadın Sağlığı Bölüm Koordinatörü Prof. Dr.Aydın Arıcı sorularımızı cevaplıyor…

Çevresel etkenlerin etkisi var mı doğurganlık üzerinde?

Tabii ki var. Çevresel etkenlerin etkisini daha çok erkeklerde görüyoruz. Ancak kadınlardaki yumurta üretimi hayat boyu devam etmediği için, oluşmuş olan yumurtaların çevresel etkilerle hasar görmesi de söz konusu. Bu nedenle, ilerleyen yaşlarda kadının sadece hamile kalma şansı azalmıyor, oluşan hamileliklerde sakat çocuk ihtimali de artıyor. Bu da daha ziyade genetik sorunlara bağlı. Yumurtalar kadının vücuduna daha annesinin karnındayken, yani hücre bölünmesinin hassas bir evresinde yerleştirilmiştir. O nedenle de çevresel etkenlere hassastır. Zaman ilerledikçe bu yumurtaların içinde kromozom hasarları oluşmaya başlar.

O yüzden de 35 yaşından sonra muhakkak hamileliklerde genetik taramayı tavsiye ediyoruz.

Erkeklerde ise sperm sürekli üretilir. Hatta erkek vücudunda en çok üreyen hücre türlerinden birisidir. O yüzden de çevresel etkilerden daha fazla etkilenir. Sperm üretimi yaklaşık 3 ay sürer. O arada Devamını Oku ->

Gebelikte hipotiroidi ve hipertiroidi teşhisi koymak, semptomlar birbirine benzediği için zor olabilir. Ancak doğru teşhis, tedavinin başarısı için önemlidir.

Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op.Dr.Numan Bayazıt gebelerin yaşadığı tiroid hastalıkları ve tedaviler hakkında bilgi verdi.

DEĞERLER NE DİYOR?

• Laboratuarda yapılan tetkiklerde yüksek TSH seviyesi, normal serbest T4 ve T3 bulunur.

• Doğal olarak serbest T4 hormonu değişim aralığı daralır

• Serbest T4 seviyesi normalin altında kalabilir

Tiroid tanısı, TSH üst sınırına göre değil de, ‘TRH uyarılma’ testine göre (TSH> 15mU/l) konduğunda, infertil anne adayı grubunda görülme sıklığı belirgin olarak artar. Bazal serum TSH>2.5 olanlar ve TRH uyarılma testinde serum TSH>20 olanlarda gebelik oranları düşük, düşük oranları ise yüksek olarak saptanmıştır. Bazal TSH ile LH ve testosteron konsantrasyonları arasında paralel bir uyum vardır.

Devamını Oku ->

27 Kas, 2010  |  Yazan  |  kategori Kısırlık, Tüp Bebek

Tüp Bebek Klinik Şefi Dr. Selman Laçin: “Evlenme yaşının ilerlemesi ile cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların artmasını kısırlığa yol açan nedenler arasında!”

EVLENDİKTEN sonra bir yıl süreyle düzenli ve korunmasız ilişkiye rağmen gebelik elde edilememişse halk arasında kısırlık olarak nitelendirilen infertiliteden söz ediliyor. Zira bu süre içinde çiftlerin yüzde 85′inde gebelik elde ediliyor.

Kısacası istatistikler toplumdaki üreme çağına gelmiş çiftlerin yaklaşık yüzde 15′inin bu problemle karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Ancak kadın yaşının 40′ın üzerinde olduğu grupta bu oran yüzde 25′e çıkıyor.

işte bilim dünyası, annelik yaşının mümkün olduğunca ertelendiği günümüzde daha çok çifti bebek sahibi yapabilmek için geliştirdiği yöntemlere her geçen gün bir yenisini ekliyor.

Medicana International İstanbul Hastanesi Tüp Bebek Klinik Şefi Dr. Selman Laçin, kısırlık infertilite sorunu ve merak edilen tüm konularla ilgili sorularımızı yanıtladı.

Kısırlık nedir?

Kısırlık veya infertilite herhangi bir korunma olmaksızın, düzenli ilişkiye rağmen (Haftada ortalama 2-3 kere) bir yıl içerisinde çocuk sahibi olunamaması durumuna denir.

Tüp bebek tedavileri için doktora ne zaman başvurulmalı?

Korunmayı bıraktıktan sonra 12 ay boyunca gebelik elde edemeyen çiftlerin ön araştırması yapılmalıdır. Bunlar kadının HSG (tüplerin açıklığı ve rahim içi değerlendirmesi) filmi ve hormon tetkikleridir. Buna ek olarak erkek tarafının yaptıracağı spermiogram denilen sperm sayısının ve hareketinin incelenmesiyle ile ön araştırmalar tamamlanmış olur. Bunlardan herhangi birinde saptanan Devamını Oku ->